Wednesday, October 27, 2010

Çellosu ile Evlenen Adam

Rostropovich diyorduk değil mi?
Evet. Nihayet dinliyor ve yazıyor olmanın getirdiği mutlulukla sizlere bir video sunuyorum:



Bu gördüğünüz video, Berlin Duvarı'nın yıkılacağı vakitte Rostropovich'in dünyalar güzeli çellosunu (Duport Stradivarius) olay mahalline getirip, tüm dünyaya en güzel mesajları (barış-özgürlük), en güzel yolla (notayla) anlattığı ana ait. Doğaçlama bir stille verilen ne güzel bir mesaj olmuştur bu görüntüler. (Kaynak: Tabii ki Youtube sağolsun!)

Güçlü kolları, disiplini, vakarlı icraları, Bach suitleri, pürüzsüz darbeleri ile benim için efsanevi Jacqueline DuPre'nin hocasıdır Mstislav Rostropovich. Bakü doğumludur. Doğduğu zaman diliminde (1927) Bakü ve Azerbeycan Sovyetler Rusyası'nın egemen olduğu topraklardadır. Rostropovich de aslında tam bir Rustur, fakat "Düzen"in "Sovyet" olarak adlandıramayacağı "Tehlikeli" bir Rus..

Annesi ve babası da müzisyendir. İlk eğitimini ebeveynlerinden almıştır Rostropovich. Henüz 23 yaşındayken, o zamanlar alınabilecek en yüksek ödül olan Stalin Ödülü'nü kazanmış olması zaten ne kadar büyük bir müzikal yetenek olduğunu gösterir ama acıdır ki, kendisine bu ödülü veren zihniyet ileride onu Rus vatandaşlığından çıkartacak ve onu "tehlikeli" olarak ilan edecektir. Çünkü peşinde olduğu şey tehlikelidir. Onu ülkesinden ayrılmak zorunda bırakacak kadar tehlikeli: "Sınırlandırılmamış Sanat"! Halbuki mümkün müdür Sovyet Rusyası'nda bir şeyin "sınırlandırılmaması"?

Soljenitsin'i vakti zamanında evinde sakladığı söylenir. Kendinden beklenen bir hareket aslında. Yukarıdaki video, bize bu "tehlikeli"nin neden "tehlikeli" olduğunu da kanıtlıyor zaten...

Sanat ve siyaset hakkında düşündükleri bir yana, neden acaba Çello ile doğmuş gibidir bu adam? Merak ederim. Allah sadece insanlara mı insanları yar kılar? Hayır, Rostropovich sanki Çello için gelmiş bu dünyaya. O gizemli alete hükmedebilmek için doğmuş.

Çok ciddi bir çalışma gerektirir Çello ile yaşayabilmek. Nazlı, meşakkatli, zor bir kadın gibidir ve ne kadar güçlü kollara sahip olduğunuzu ona sürekli kanıtlamanızı ister. Rostropovich de bunu başarabilmek için her gün saatlerce kol kaslarını güçlendirme çalışması yaparmış.. bir sporcu gibi.. ilginç! Üstelik sadece güçlü olmanız da yetmiyor. Sizden sürekli şiir, güzel söz, duygu dolu dokunuşlar da istiyor bu çello-kadın. Rostropovich bunu da fazlasıyla yapıyor demek ki. Çünkü ben onu ne zaman dinlesem mükemmellik duygusu yanında, fazlasıyla aşk ve çılgınlık da duyarım. Sonra yine merak ederim. Acaba hangisi Rostropovich'in gerçek karısı: Galina Vishnevskaya mı, yoksa çellosu mu?

Belki de bu sebeple çılgın Shostakovich onun için cello concerto yazmıştır. Ne de güzel yapmıştır! Bir de eklemeden geçemeyeceğim: naçizane fikrime göre Schumann'ın çello konçertolarını da onun kadar iyi çalabilecek biri dünyaya henüz gelmemiştir. Özellikle de şunu dinlerseniz eğer: Schumann Cello Concerto in A Minor 3rd movement op.129 performed by Mstislav Rostropovich

Nasıl bir vurgu katıyorsa mübarek, insan dinlerken kendini unutuyor. Yürürken dinlemek çok değişik bir tecrübe: Rostropovich Çello ile kavga eder, sert basar tellere ve siz de o sertlikle vurursunuz ayaklarınızı yere. Hırs kaplar içinizi... kendinizi tanıyamazsınız.. yürüyüp gidersiniz..

Artık ondan nota duyamayacak olmamız gerçekten çok acı. Keşke hayatta olsaydı, ve biz daha çok.. daha çok dinleyebilseydik. Maalesef 27 Nisan 2007 gününde çellosuyle birlikte susuverdi.

İşte böyle.. İsterseniz sizi aşk ve çılgınlık dolu bir cello sonata ile başbaşa bırakayım ve tüm taşlar yerli yerine otursun. Buyrun:

Cello Sonata Op.40 - Dimitri Shostakovich (performed by Mstislav Rostropovich)

No comments:

Post a Comment