Tuesday, October 5, 2010

Summertime, Keith Jarrett ve Halisünasyonlarım

Bugün derste muhteşem bir performansını izledik Keith Jarrett'ın. Tokyo'da verdiği konserin DVD'sinden bir bölümdü. Kapanış parçasındaki dehşetengiz emprovizasyonu nasıl yaptığını görmemizi istemişti Seda Hoca (Kapanış Parçası = Summertime). Gördük, şok olduk. Gerçi ben daha önce izlemiştim bu videoyu (Youtube sağolsun), o zaman da kafayı yedirtmişti bana.

Abartmıyorum, Jarrett'ın her performansını izledikten sonra beynimde kalıcı bir hasar meydana geliyor. "Hasar" kelimesini kötü sonuçlar akla getirdiği için kullanmadım aslında. Tam tersi dünyaya bambaşka bir açıdan bakmamı sağlıyor (Vizyon Genişletici). Hani temporal lobu hasar görmüş insanların, halisünasyon görmesi gibi.. Halisünasyon görmek, farklı bir şeyler görmektir, görebilmektir bence. Keith Jarrett'dan çıkan notalar da bana aynı etkiyi yapıyor işte.

Bu performanslar zaten, ses olarak bile insanı çıldırtıyorken, bir de üzerine görüntü olarak "piyano ile sevişme" eklenince gerçekten şoka giriyor insan. Eser karara bağlanıyor. Piyano susuyor, Keith Jarrett susuyor. Ama o ritim, o ses bende bitmek bilmiyor bir türlü. Dersten çıkıyorum, bütün güney yokuşu yürüyorum. Aklımda hala o görüntü, o ses.. tekrar tekrar oynuyor, bitmiyor, insanı çıldırtıyor. Güney yokuşunu uçarak çıkıyorum, ama halisünasyon da olabilir bu. (Aklıma piyano ile sevişme sahneleri geliyor! Gitmiyor bir türlüüüüüüü!!!)

"Etkilemek" bu olsa gerek diyorum. Kıskanıyorum.

İşbu performans için tıklayınız efendim.

No comments:

Post a Comment