
Adamın mevcudiyetini oluşturan her zerresi yetenek! Avishai Cohen'den bahsediyorum. Kontrbas gibi 'ağır abi' bir enstrumanı bir 'ispanyol çingenesi' gibi hareketlendiren virtüözdür kendisi. Kimi zaman çingenesiyle oynar sahnede, kimi zaman kıskanır onu, kimi zaman okşar belini. Kimi zaman aykırı da olsa (ki bu cazın gereğidir çoğu zaman) daima en dikkat çekici sesleri çıkartır.
Hele bir Morenika'sı vardır: Çok sevdiğim bir Yahudi ezgisi olan bu parça Avishai Cohen ile bambaşka bir hüzün veriyor. Evet, belki sesi parlak ve yumuşak değil. Kırçıllı ve kaba. Lakin adam söylerken öyle bir hava katıyor ki! Mistik bir hava veren ritimler, dahiyane piyanistlerin elinden çıkma kısa notalar...
Chick Corea gibi bir üstadın grubunda uzun süre çaldıktan sonra kendi triosunu kuran Avishai Cohen, titiz çalışıyor. Piyanist ve davulcu olarak seçtiği isimler şu ana dek seyrettiğim tüm konser kayıtlarında harikaydı. Zaten kullanılan ezgiler üst düzey bir hakimiyet gerektiriyor. Özellikle Türkiye konserinde (2011) izlemis olduğumuz A. Cohen gibi Israil asıllı olan Omri Mor hepimizi büyüledi.
Her ne kadar ABD'li olsa da doğunun adamıdır bence Avishai Cohen. Ne güzel karıştırıyor tüm dünyanin müziğini birbirine! (Füzyon sevmeyen dinazorlar kaçışsın!)
Özellikle son albümü efsaneleri, ortadoğunun hüznünü barındıyor. "Yedi Denizleri dolaşıp geldim, bakin ne buldum!" diyor bizlere şu parçasıyla: Seven Seas
Yine de benim icin çok özel bir parçası var. Kendimi unutmak istediğim zamanlarda dinlerim. Beynimi uyuşturmasından acayip bir zevk alırım. İşbu parca:
Smash (Dikkat! Yorabilir, terletebilir..)
İşte böyle bir insandır Avishai Cohen. Yedi denizlerin prensi. "Bas"a olan açlığımı bir nebze olsun dindiren adam. Allah kulağımızdan eksik etmesin. (Amin)