Thursday, October 4, 2012

El Camino


Patrick Carney: I told my brother the idea and my brother was like, "You know, if you name the record El Camino, everybody's going to think of the car the El Camino." And I was like, "Yeah exactly. That's the fucking point!" And he was like, "OK, but why don't we just put a car on the cover that's not an El Camino?" And I said, "OK, what kind of car?" He says, "Just put the first car you guys ever toured in on the cover."

---

Geçen yılın sonunda piyasaya sürülen El Camino, The Black Keys'in şu ana dek yaptığı en eğlenceli şey (bence). İlk teklileri Lonely Boy'u dinlerken çok iyi bir albüm olacak dedik. Uzun süredir bu albümle ilgili bir şeyler karalamak istiyordum lakin tembelliğim ağır bastı. Korkmayın şu anda da az biraz tembelim, çok uzun şeyler yazmayacağım.

El Camino dinlemeye değer bir albüm. Diğer albümleri de bana göre ortalamanın üstünde, fakat bu albümde özel bir şeyler var. El Camino'daki bir çok parça tanıdık geliyor insana. "Ben bu melodiyi daha önce bir yerlerde dinledim, ama nerde dinledim!" deme ihtiyacı hissettiriyor. Defalarca dinlemenize rağmen başka hiç bir şarkıyla benzerlik kuramıyorsunuz. Altın oranı tutturmak bence bu. The Black Keys sonunda doğru formülü bulmuş.


Stop Stop, Gold On The Ceiling, Lonely Boy gibi parçalar gerçekten eğlenceli parçalar. Ama zannediyorum ki, asıl eğlence albüm kapağındaki espri. Albüm isminin "El Camino" olmasına rağmen kapakta "El Camino"yla yakından uzaktan alakası olmayan bir arabanın olması çok hoş.

İspanyolca'da "yol" anlamına gelen El Camino, şaka maksadıyla albüm ismi olarak önerilmiş. Ardından bu fikre derinlik katmaya çalışmışlar; biz grup olarak zaten hep yoldayız, turlara çıkıyoruz, hep geziyoruz, El Camino bizi anlatıyor, demek istemişler. Patrick Carney (davul) albüm isminin El Camino olacağını ikilinin sanat direktörü (aynı zamanda da kendi kardeşi) olan Michael Carney'e söylemiş. Michael Carney tereddütte kalmış. Herkesin araba olan El Camino'yu düşünmemesi için El Camino olmayan, turlarda kullandıkları seyahat arabalarının resimlerini albüme koymayı önermiş. Böylece ortaya Plymouth Grand Voyager'lı bir albüm kapağı ortaya çıkmış.

Neyse efendim, tembel tembel yatağa yıkılmadan önce şunu şunu söylemek istiyorum: Bir gün aksiyon filmi çekersem, bomba patladıktan sonra ana karakterin elleri ceplerinde batan güneşe doğru yürüdüğü kapanış sahnesinde, arkada çalan müzik Dead and Gone olacak. Kayan yazı devreye girsin. Kaçtım ben, hadi eyvallah!


No comments:

Post a Comment