Friday, June 1, 2012

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nden bir kesit

Milan Kundera'nın romanın temeline yerleştirdiği bir Beethoven eseri (beste numarası 135) üzerine yazdıklarını sizlerle paylaşmak istedim:

"...Beethoven'ın ünlü "Muss es sein? Es muss sein!" motifinin ardından yatan gerçek olay... şöyle: Dembscher diye birinin Beethoven'a elli florin borcu vardır. Sürekli olarak para sıkıntısı içinde yaşayan besteci Dembscher'e kendisine olan borcunu hatırlattığında adam yaslı bir iç çekişiyle: "Muss es sein?" (Şart mı?) der. Beethoven gürültülü bir kahkaha atarak "Es muss sein!" (Şart!) diye cevap verir ve bu sözcüklerle onlara eşlik eden ezgiyi bir yere not eder. Bu gerçekçi motif üzerine dört ses için bir kanon yazar; üç ses "Es muss sein, es muss sein, ja, ja, ja, ja!" diye söylerken dördüncü ses "Heraus mit dem Beutel!" (Çıkar keseyi!) diyerek araya girer.

Bir yıl sonra, aynı motif Beethoven'ın opus 135 son kuartetinin dördüncü harketinin temelini oluşturacaktır. Beethoven, Dembscher'in kesesini unutalı çok olmuştur. "Es muss sein!" cümlesi çok daha ciddi bir tını taşımaktadır artık; doğrudan doğruya "yazgı"nın ağzından çıkmaktadır şimdi bu sözler. Kant'ın anadilinde, gereğince vurgulanarak söylendiğinde "günaydın" sözcüğü bile metafizik bir sav kılığına bürünebilir. Almanca ağır sözcüklerle dolu bir dildir. "Es muss sein!" şaka olmaktan çıkmıştır; "der schwer gefasste Entschluss" (zor ya da ağır bir karar) olmuştur.

Demek ki Beethoven muzip bir esini ciddi bir kuartete, bir şakayı metafizik bir gerçeğe dönüştürmüştü. Hafif'in ağırlaşması ya da Parmenides*'in sözcükleriyle söylersek olumlunun olumsuza, artının eksiye çevrilmesidir bu. Ama ne gariptir ki, bu dönüşüm pek de şaşırtmaz bizi. Oysa Beethoven, kuartetinin ciddiyetini Dembscher'in kesesiyle ilgili dört sesli şakacı bir kanona dönüştürseydi, asıl o zaman şaşırır, sersemlerdik. Öte yandan öyle yapsa, Parmenides ruhuna ters düşmemiş olur, ağırı hafifletmiş, yani olumsuzu olumluya, eksiyi artıya dönüştürmüş olurdu. Önce (bitmemiş bir taslak olarak) o büyük metafizik gerçek, sonra (bitmiş bir başyapıt halinde) şakaların en hafifi, en sıradanı! Ama Parmenides'in düşündüğü gibi düşünmeyi unuttuk çoktandır."

Bahsedilen eser: Beethoven String Quartet No. 16 (4/4) Op. 135

1 comment:

  1. Bende ışık yaktığınız için çok teşekkür ederim.Zaten meseleyi anlamayınca çılgına dönüyorum.Şimdi bütün taşlar yerine oturdu=)

    ReplyDelete