Strange Fruit. Geçen gün derste Billie Holiday'i işlerken, bu şarkının üzerinde durduk bolca.. Bütün hüznü-nefreti-karmaşıklığı ile öyle direk yorumluyor ki Billie Holiday bu şarkıyı, dinlerken bütün duyguyu hissediyor insan.. sadeliği.. Tipik Billie Holiday tarzıdır bu aslında. God Bless the Child, My Man şarkıları gibi Strange Fruit da bu hassasiyetle seslendirilmiş, kayıtları elimize ulaşmış. Fakat ben size farklı bir kayıttan bahsedeceğim şimdi. Derste daha önce izlemediğim bir Strange Fruit kaydı izleme şansı bulduk. Youtube'da da olmasına rağmen gözümden nasıl kaçtığına şaşırıyorum. Ben bu videoyu izledikten sonra bambaşka şeyler yaşadım.
Daha önce bu şarkının sözlerini bu kadar derin bir şekilde anlamaya çalışmamıştım defalarca Billie Holiday'den dinlemiş olmama rağmen. Evet, bu şarkı gelmiş geçmiş en protest şarkılarından biriydi Amerika'nın. Zencilere yapılan zulümden bahsediyordu, evet. Ama bu kadarını bilmiştim ben hep.. ta ki derste şu videoyu izleyene kadar:
Yüksek seste, odaklanarak izlenmesi tavsiye edilir.
Billie Holiday bu videoda hastadır. Bağımlısı olduğu uyuşturucu ve alkol sayesinde sesi son derece kırçıllaşmış, eski güzelliğini yitirmiştir. Bu hali son dönemlerine aittir zaten. Şu performansından kısa bir zaman sonra hastaneye kaldırılmış, girdiği bir koma sonucu da vefat etmiştir. Galiba teşhisi siroz. Zaten zorluklar içinde geçmiş olan bir hayatı zorlukla da sonlandırmış böylece.
Konu Billie Holiday'in nasıl öldüğü değil aslında ama bunları şunun için söylüyorum; sağlık ve ruhsal durumunun da etkisi ile hatun, öyle bir hali yansıtıyor ki şarkıyı söylerken, gözlerim doluyor, yutkunma sıkıntısı yaşıyorum, varlığımdan rahatsız oluyorum, utanıyorum ve içimden "bunu anlatmalıyım! izlettirmeliyim!" tarzında yeminler etmeye başlıyorum. Şarkının söylemek istediği her şeyi artık bir bir anladığımı farkediyorum. Gerçekten neyi anlattığını.. Ne demek istediğini.. Kelimeler çarpıyor suratıma.. anlıyorum onları ve içim yanıyor!
ve ben şu an sizin de içiniz yansın diye bunları yazıyorum.
southern trees bear strange fruit,
blood on the leaves and blood at the root,
black bodies swinging in the southern breeze,
strange fruit hanging from the poplar trees.
pastoral scene of the gallant south,
the bulging eyes and the twisted mouth,
scent of magnolias, sweet and fresh,
then the sudden smell of burning flesh.
here is fruit for the crows to pluck,
for the rain to gather, for the wind to suck,
for the sun to rot, for the trees to drop,
here is a strange and bitter crop.
Ve sonra şu resimlere rastlıyorum.. tüm parçalar yerine bir bir oturuyor..

(scent of magnolias, sweet and fresh, then the sudden smell of burning flesh.. / manolya kokularına, tatlı ve taze.. aniden karışır bir kavrulan bedenin kokusu..)

burada bir parti var.. linç partisi..
zorla ağaca asılan, delik deşik yanık bir vücudun garipliği var.
sırf siyah olduğu için.. yaka paça sürüklenip asılan bir adam var..
insan var bir tane
bir de öyle görünenler..
dikkatli bakın resme..
bu resimde POZ var.
bu resimde bir gariplik var..
*Bu paragraf ve paylaşılan resimler Strange Fruit üzerine yazılmış, Seda Binbaşgil'e ait etkileyici bir yazıdan alınmıştır.Tamamı için tıklayın.
No comments:
Post a Comment